Kenan ÖZTÜRK

Canımızı orta yerinden vuruyorlar belki…

Kenan ÖZTÜRK

            Son günlerde ülkemizde yaşanan hain saldırılar.
            Beşiktaş ve Kayseri’de çoğunluğu asker ve polis şehitlerimiz.
            Arkasından Rusya Büyükelçisi’ne yapılan suikast.
            Hain güçler, bu tür eylemlerle toplumsal kırılganlık bekliyor. İstiyorlar ki terörle yıldırılan toplum, alışılagelmiş düzenini terk etsin. Herkes ürkeklik, korkaklık ve umutsuzluk girdabına girsin.
            Son dönemlerde can yakarak kendi tabanlarına itibar imajı ve ayaktayız mesajı verme peşindeler.
            Evet, bu coğrafyada yaşamanın bedeli asırlardır verildi, halen veriliyor.
            Milli şairimizin muhteşem dizelerindeki ifade, günbegün yaşanıyor.
            “Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
            Tüm saldırılara karşın umutlar kırılmıyor, bu ülkenin gerçek sahipleri daha fazla kenetleniyor, saflar sıklaşıyor. Dünyayı çıkarlarına göre şekillendirmek isteyenler de zamana yaydıkları projelerinde; gün geçtikçe çıkmaz bir sokağa doğru yol alıyor.
            Mevcut duruma rağmen, bizler farkındalık içeren ziyaretlerimizi sürdürüyoruz.
            Geçtiğimiz günlerde Çarşamba İlçesi Hürriyet Mahallesi Tiryakioğulları ailesinin misafiriydik.
            Tebessümlerin geniş kesime taşınması, toplumsal birlikteliklere aşı olabilecek dinamiklerdi bizleri Enes ve ailesiyle buluşturan.
            Ailenin beş yıl önce lösemiye yakalanan büyük oğlu Enes...
            Biten tedavilerin devamında kontroller de tamamlanmış  gibi.
            Mutluydular; zor yıllar geride kalmış, lösemi yenilmişti.
            Enes’in doğum günü vesilesiyle beraberliğimizde löseminin yenilebilir olduğunu tekrar vurguladık. Ailemiz, güçlüklere rağmen geldikleri seviyeyi herkesin yakalayabileceğini söylüyordu.
            Alçakgönüllü duruşundan ödün vermeyen baba Abdullah TİRYAKİOĞLU; “Kolay değildi yaşadıklarımız ama çok şükür o günler geride kaldı. Artık bizlerin de sorumlulukları var, lösemiyle mücadelede üzerimize ne düşerse yapmanın gayreti içinde olacağız.” dedi.
            Umutlar ve hayaller, tüm heyecanıyla geleceğe taşınırken, görüyoruz ki çetin mücadeleyi yaşamış olmak sorumluluk bilincini pekiştiriyor.  
            O umutlarla bugünlere gelen Enes ve ailesine sağlıklı yarınlar diliyoruz.
            Milletçe zor günlerden geçiyoruz; yüreğimizi kor bir alev gibi yakan acılarımıza rağmen, birlik ve beraberliğin üstesinden geleceğine olan inancımızı kaybetmemeliyiz.     
            Kurşunlarla canımızı ta yerinden vuruyorlar belki…
            Üzüntülerimiz olsa da…
            İnanç ve umutları geleceğe taşıyan güzellikleri paylaşmaya devam…