Kenan ÖZTÜRK

Gökçepınar yaylasından     

Kenan ÖZTÜRK

         

                Geçen hafta Elma çukuru köyündeki güzellikleri paylaşmıştım.   
                Köyün üzerinde kestane ağaçlarıyla dolu ormanda düşündüm.
                Ne kadar ilgili ve misafirperver milletiz.
                İnsanlarla kaynaşmak için birkaç saat bile yeterli oluyor.
                Gönül sayfan açıksa karşılıksız kalmıyor.
                Mutlu olabiliyor, mutlu edebiliyorsun.  
                Çocuk, kadın, yaşlı, genç önemli değil.  
                Tabi yaklaşımlarda ki tarz da önemli.
                O hissi hissettirmek zorundasın.
                İşte o zaman kucaklıyor Anadolu insanı seni.    
                Aracımızın bagajına göz attım, ne yok ki…
                Köylümüzün verdiği ikramlar beklentimiz asla değil.  
                Onlarla birlikteliği parayla satın alamazsınız.    
                İkindi vakti Kadırga şenliklerinin yapıldığı alan karşıladı bizi.
                Yeşilin halı gibi serildiği göz alıcı bir tablo.
                Ortam ne kadarda sessiz derken
                Ağaçlar arasında kendilerini saklar gibi gözüken evler çarptı gözümüze.
                Yaz dönemi tamamen doluymuş.  
                Huzur dolu yerlere gezilerimiz birazda keşfetme amaçlı.
                Ama o keşiflerdeki kazançları önemsiyorum.   
                Yayla da fırçayla evinin pencerelerini boyayan biri gözümüze çarpıyor.

Öylesine meşgul ki;  o bizi görmüyor bile.
                Şaşırıyor, beklemediği selamla karşılaşınca.
                Sonra da“Gelen genelde uzaktan bakar gider” diyor.
                Güler yüzlü abimiz 1991 yılından bugüne yılın sekiz ayı buradaymış.
                Yayla evini kışa hazırlayan abimiz hemen eşine sesleniyor;
               “Hanım bak Tanrı misafirleri geldi!” 
                Güneş cömertliğini gösteriyorken benden size son şans der gibi.  
                Abimiz tekrar sesleniyor eşine“Evde ne varsa getir hanım!”
                Biz de getirdiklerimizi çıkarıyoruz masanın üzerine.
                Birkaç dakika da sıcak ve samimi diyalog çıkıyor ortaya.
                Buradaki oksijenin bulunmaz bir nimet olduğunu söylüyor Mustafa abi.
                Her yıl yapılan Kadırga şenliklerine serzenişte bulunuyor.   
               “Hem gürültü kirliliği hem de etrafı pislik içerisinde bırakıyorlar”diyor.    
                Sonbaharın göstergeleri kendini hissettiren yayladan
               “Buradan Merzifon’u görebilirsiniz” diyor.  
                Müthiş bir dostluk kuruluyor bir saatin içinde.
                Yatılı misafirimiz olun diyerek kutu gibi evini gezdiriyorlar bize.
                Kısa zamanda zirveye çıkan dostluk büyük bir kazanç.
                Gökçepınar Yaylasının nöbetçilerine veda ediyor.
                Nebiyan’a geçip oradan 19 Mayıs ilçemize iniyoruz.
                Sizde yapın kendinize bir güzellik.
                Keşfedin yeni yerler, yeni insanlar.
                İnanın huzuru onlar veriyor.