Kenan ÖZTÜRK

Teşekkürler Baruthane Ortaokulu

Kenan ÖZTÜRK

   Bedenimize paha biçilebilir mi?
                Vücudumuzun bir bölgesi veya bir organına…
                Ne kadar değer biçilebilirsiniz?
                Gün geliyor basit bir karın veya baş ağrısı.
                Unutturuyor bedenimizin diğer yerlerini.
                Hâlbuki vücudumuz tüm bölgeleriyle birbirini tamamlayan bir mekanizma.
                Herhangi bir rahatsızlığımız olmadığında aklımıza gelmezken.
                Problem yaşayınca anlıyoruz bazı değerleri.
                Vücudumuzun ana sıvısı kandan söz ediyorum.
                Beden alarm verince tetkik için damarımızdan alınır.
                İçindeki değerler okunarak ışık tutar doktorlara.
                İnsan hayatında böylesine önemli, bizi ayakta tutan değerin vazgeçilmez olduğunu bilir.
                Günlük yaşamda farkında olmayız ama acil ihtiyaç olunca değerine paha biçemeyiz.
                1990 yılında lösemiyle mücadelemizin arifesinde eşimin bir tüp kanı laboratuvara götürürken yere düşürmesi ve hastane koridorunun kırmızıya boyandığı günkü dramı dün gibi hatırlıyorum.
                O kanın yerine gelmesi içinde kırmızı domatesi çocuğumuza yedirmeye çalışmamız olayın bir başka boyutuydu.
                İnsan bilmeyince ne yapacağını şaşırıyor demek ki…
                Ne kadar değerliydi sadece küçük bir tüp kan.
                Hâlbuki sonraki yıllar ünitelerce kanın peşine koşmuştuk.
                Bugün benzer süreci yaşayanlar ünitelerce kanın arayışında.
                Yarın kimin kan arayışında olmayacağının garantisi yok.
                İnsana can veren vücudumuzda sadece dört ay misafir olup, yerlerini yeni hücrelere bırakan o sıvı için müthiş çalışmalar yapılıyor.
                Ve birçok hastalık ve kazalarda kan kaybından canlar gidiyor.
                Peki! Bizler kan arandığında ne kadar duyarlıyız?
               “Ben verene kadar bir başkası verir” diyenlerden miyiz?
                Kanın acil değil sürekli bir ihtiyaç olduğu gerçeğini bilincimize kazımalıyız.
                Dört aylık dönemlerle kan verme alışkanlığını kazanarak, vicdanımıza rahatlık getiren bir davranışı benimsemeli, küçükten büyüğe bu duyarlılığı zirveye taşımalıyız.
                Hem bireysel hem de kurumsal yapıların büyük bir gayreti var bu konuda.
                Konuyla ilgili bu haftaki gelişme umutlarımızı daha da artırdı.
                Samsun’da bir günde toplanan kan ile bir rekor daha egale edildi.
                Dilerim bu tatlı rekabet başka kişi ve kurumlara teşvik olur.
                Samsun’daki okulumuz bahçesinde kan vermek için sıraya girip sabırla bekleyen yüzlerce insanın fotoğrafını görünce, istenirse bu ülkede birçok şeyin yapılabileceğine dair inancım arttı.
                Birde okul öğrencilerinin çabasını araştırsanız.
                Onlar ise takdire şayan bir mücadele.
                Vücudumuzun paha biçilmez değerini gündeme taşıdınız.  
                Aynı gün 905 ünite kan toplayarak Türkiye rekorunu kırdınız.  
                Teşekkürler Baruthane Ortaokulu
                Öğrenci, öğretmen ve velileri…