Ergin KAHVECİ

TÜKETİM TOPLUMU

Ergin KAHVECİ

Hızla ve aceleyle her şeyi acımasızca tüketiyoruz.

Ünlü Fransız SosyologJean Baudrillard’ın,“Tüketim Toplumu” ile“ Simülasyon ve Simülakrlar” anlatımlarında yazılanlar için açık bir laboratuvar olmaya adayız.

Hem birtüketim toplumu,hem de bir simülasyon dünyasındayaşar olduk.

Bir taraftansomut bütün değerlerimizi tüketirken, diğer taraftansoyut değerlerimizi de tüketiyoruz.

Tam birsimülasyon hastalığına yakalandık.

Ve hepimiz birersimülakr olduk.

Neye inanmak ve inandırmak istiyorsak onu“hayalen kuruyoruz”; o hayale inanıyoruz ve başkalarına da bu hayali satıyoruz.

Satın almak için yarışıyoruz.

Beleş, rahat olduğu için sahte de olsa, güvenli bir yol olarak algılıyoruz.

Bunu bize yapanlar/yaptıranlar isedaha önce bu aşamadan geçmişher kesimden anlı şanlı insanlar.

Gerçek olması olanaksız olan hayalleri, bize satarken hem para hem itibar kazanıyorlar.

Medya üzerinden, yüzlerce biçim ve usul ile bunu yapıyorlar.

Simülasyonları bize “büyükgerçeklik” olarak sunuyorlar.

Tarih, sağlık, tarım, ekonomi, psikoloji, sosyoloji, teoloji, siyaset vesiyasa satıyorlar.

“Akletme sanatını”, birey ve özne olmanın bilincini, özgürce düşünme ve sorgulama yeteneğiniedinmememiz için bizi tam bir“algı bombardımanına”tabi tutuyorlar.

İnanıyor, satın alıyor, hızla ve güçlü bir şekilde her şeyi tüketiyoruz.

Kavramları tüketiyoruz; demokrasi, cumhuriyet, halk, millet, terör, tefeci, halci, çiftçi.

Değerleri tüketiyoruz; erdem, ahlak, dürüstlük, doğruluk, kamu malı, görev, haksız el atma.

Kültürümüzü tüketiyoruz; gelenek, görenek, sanat-sanatçı, halk ozanı, tiyatro, sinema, müze, arkeoloji, kültür mirası.

Yönetim düzenimizi tüketiyoruz; birlik beraberlik, yurttaşlık, vatanseverlik, meclis, bürokrasi, teknokrasi ne varsa kemirmekten imtina etmiyoruz.

Doğamızı, ekosistemimizi, toprağımızı, havamızı, suyumuzu tüketiyoruz; yüksünmeden betona, taşa, kuma, asfalta, otel’e, hotel’e hibe ediyoruz.

 

Ve tarımımızı tüketiyoruz; otuz bine yaklaşan perakende zincir marketin, uluslararası şeker, gübre, ilaç, tohum, gıda zincirlerininsimülasyonlarını bertaraf etmek varken, çiftçimizi, esnafımızı, gıdamızı tüketiyoruz.

Daha önemlisi,

Birbirimize kızarak,

Bağırarak,

Öfke ile kendimizi tüketiyoruz.

Sonuçta;

Tükeniyoruz.