O çok dillendirdiğimiz, gelmesini iple çektiğimiz takvim yılı 2023'e nazar mı değdi, bilinmez!

'Beklenti insanı yorar' der büyüklerimiz! Bireysel, toplumsal değil ülkece enkaz altında bıraktı, Türkiye'nin yapı ve resmi makamlarının, yani yürütme stoğunuzun ihmalkarlığı..!

Hollanda Arama Kurtarma Ekibi de deprem bölgesindeydi o günlerde; ekipten birinin Adıyaman'da söylediği cümle enteresandı;

Ne söylemişti, gelin önce  o'nu hatırlayalım ...

"Siz Tanrı'yı bu kadar kızdıracak ne yaptınız?"

(!!!)

Masumiyetle sarf edilmiş bu cümlenin sonuna: nokta işareti konmayacağı gibi doğrusunun soru işareti konulması olduğu hepimizce malumdur.

Üç tane ünlem işareti koymak isterdim aslında..!

Sorana değil, ihmal mekanizmasında sorumlu tuttuğum, başta kendim olmak üzere ve bu alanda görevli tüm ilgililer için koymak isterdim ünlem işaretlerini..!

Kızgınlığım; değirmende üstünü başını unlu gördüğümüz herkesi işinin erbabı sanmamızadır!

Arama kurtarma personelinin bu sorusunu Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletin vekaletiyle meclisi meşgul edenler, müsteşarlar, velhasılı bürokratı, teknokratı ve işin teknik ve de amalesine varıncaya kadar, sektörün muhatapları (eski ve yeni) Tanrısal mı, Teknik açıdan mı cevaplarlar onu bilemem, sorunun içinde 'Allah' kelimesi geçtiğinden dolayı din ve diğer işlerin muhatapları manevi çöküşümüzü öne süreceklerdir ki; yer bilimcilerin dışında teknik bir sunum yapana rastlamadım ben bugüne kadar...

Buna en cahilimiz bile, dinen Farzların ihmal edildiğinden dem vurarak başlarız cevaplamaya...

Affınıza sığınarak benim de bu soruya bir kaç cevabım olacak.

Sevgili Hollandalı kardeşim, öncelikle canımıza can kattığınız için sizlerin nezdinde tüm insanlığa teşekkür ederiz. Sorduğunuz soru için de ayrıca teşekkür ediyoruz.

Bizim buralarda "Haramın Binası Olmaz" diye bir söz vardır. Önce bunu bil, sonra da binlerce yıllık medeniyetin temsilcileri olarak inançla alakalı paradigmalarımızdan örnekler vereyim sana.

Hadisleri bitirip farz olanlara geçemedik mesela..!

"Peygamberimiz ve diğerleri böyle buyurmuş bize de uymak düşer" dedikleri!!!

(kendi aralarında peygamberlik olmasa da yakın rütbe peşinde koşanlar olmuş vakti zamanında..!)

Uzatmak istemiyorum yazıyı, bir örnekle ne demek istediğimi anlayacağını umuyorum.

Biz ve bize benzediklerini düşündüğümüz bir çok dindaş ulus arasında (Mezopotamya haramileri) "Yaşı reşit olamayan kız çocuklarıyla evlenmek ve tacizde  bulunmak olağandır" denir buralarda ..!

Allaha, Peygamberimize ve Kuran kitabına (İslam) inanan biz müslümanlara hadistir, tartışılmaz deniliyor mesela..!

Ha bir de "namaz, oruç, zekat gibi görevlerini yerine getirdiğin takdirde geçmiş ve gelecekte işleyeceğin günahlar Allah tarafından affedilir" deniliyor bizim buralarda..! Vallahi böyle deniyor ben onların yalancısıyım(!)

Şimdi senin beni enkazın altından çıkartma mücadelen sırasında akıttığın ter, o esnada enkazın altında olabilecek yeni bir çöküntü, korku yaşamana neden olan Tanrı mı, bizim insanımız mı?

Herşey Rant uğruna!

Başta, sana (bedenlere) tüm insanlığa maddi ve manevi zarar verdik.

Biz Tanrı'yı başka neyle kızdırabiliriz ki?

(sırada ne var bilemiyorum ama tahminimce 'Su ve Gıda' olabilir!!!) Nitekim Urfa ve Adıyaman'daki sel baskınları bunların işareti sanırım!

"Helal" diyemiyorum! Harami demem ondandır cancağzım!

İşin gücün rastgelsin.

Sevgi, Saygı ve Minnetle...